Yapay zeka destekli steteskop kalp hastalıklarını 15 saniyede tespit edebiliyor

Doktorların en temel araçlarından biri olan steteskop, yapay zeka ile birlikte yepyeni bir boyut kazanıyor. Imperial College London’da görevli araştırmacılar tarafından geliştirilen yapay zeka destekli steteskop, yalnızca 15 saniyelik bir muayene ile üç kritik kalp rahatsızlığını tespit edebiliyor. Avrupa Kardiyoloji Derneği Kongresi’nde paylaşılan sonuçlara göre bu cihaz sayesinde kalp yetmezliği, atriyal fibrilasyon ve kalp kapağı hastalıklarının tanısında son derece isabetli sonuçlar ortaya koyuyor. Araştırmacılar, 1816’dan bu yana neredeyse hiç değişmeyen steteskopun artık “21. yüzyıla uygun” hâle getirildiğini söylüyor. Bu yenilikçi cihazda, normal steteskoptaki uç kısmının (hastanın göğsüne yerleştirilen kısım) yerini dijital bir ünite alıyor. Bu dijital ünite, aynı anda hem elektriksel sinyalleri (EKG) kaydediyor hem de mikrofon aracılığıyla kan akışını dinliyor. Bu veriler daha sonra bulut tabanlı yapay zeka algoritmalarına gönderiliyor ve hastanın kalp sağlığı hakkında hızlı bir rapor oluşturuluyor.
Araştırmada yer alan kardiyologlardan biri olan Dr. Patrik Bächtiger, “15 saniyelik bir muayene ile yapay zekânın hızlıca kalp yetmezliği veya ritim bozukluğu ihtimalini göstermesi inanılmaz” diyerek cihazın potansiyeline dikkat çekiyor.
Özel kalp yetmezliği çoğu zaman acil servise ağır durumda başvuran hastalarda teşhis edilebiliyor. Araştırmanın gerçekleştirildiği Birleşik Krallık’ta kalp yetmezliği vakalarının yüzde 70’i geç tanı alıyor. Yeni cihaz ise bu rahatsızlıkların erken dönemde yakalanma ihtimalini ciddi biçimde artırıyor. Nitekim 12 binden fazla hastanın incelendiği büyük ölçekli TRICORDER çalışmasında, geleneksel yöntemlere kıyasla kalp yetmezliği tanısı 2,3 kat, atriyal fibrilasyon 3,5 kat, kalp kapağı hastalıkları ise yaklaşık iki kat daha fazla teşhis edildi.
Yapay Zeka Destekli Steteskop, Önümüzdeki Dönemde Daha Yaygın Biçimde Kullanılabilir
Araştırma, cihazın teknik olarak güçlü sonuçlar vermesine rağmen pratik kullanımda bazı sorunlarla karşılaşıldığını ortaya koyuyor. Aile hekimliği kliniklerine dağıtılan akıllı steteskopların yüzde 70’i, bir yıl geçmeden ya tamamen rafa kaldırılmış ya da çok seyrek kullanılmaya başlanmış. Bunun en önemli nedeni, cihazın günlük muayene rutinine kolayca entegre edilememesi. Yani hekimler zaten yoğun olan iş akışlarının içine bu ek cihazı dahil etmekte zorlanıyorlar; hem zaman baskısı hem de yeni teknolojilere uyum süreci kullanım oranlarını düşürüyor.
Diğer yandan, yapay zekâ her kalp yetmezliği şüphesi verdiğinde bu mutlaka doğru çıkmıyor. Araştırmada görüldüğü üzere, AI tarafından işaretlenen hastaların üçte ikisi, sonraki kan testleri veya detaylı kalp taramalarında sağlıklı bulundu. Bu durum, hastaların gereksiz yere endişelenmesine ve ekstra testlerin yapılmasına yol açabiliyor. Yani cihaz erken tanı potansiyeli sunsa da, yanlış pozitif oranı yüksek olduğu için hem hasta psikolojisi hem de sağlık sistemi üzerindeki ek yük göz ardı edilemeyecek bir mesele olarak öne çıkıyor.
Ancak buna rağmen erken tanı açısından kayda değer fark yaratabileceği için bu steteskopların büyük katkı sağlayabileceğine dikkat çekiliyor. Nitekim İngiltere’deki ilk geniş çaplı denemenin ardından, cihazın Galler, Güney Londra ve Sussex bölgelerine yaygınlaştırılması planlanıyor. Birleşik Krallık’taki bu girişim başarılı olursa, zamanla diğer ülkelere de örnek olabilir.






